Şehirde yürümek, başka türlü okumaktır. Bu cümleyi ilk yazdığımda Beyoğlu'nun bir arka sokağında, elimde Tanpınar'ın eski bir baskısı vardı; sayfa kenarındaki kurşun kalem izinin tam olarak ne anlattığını çıkaramamıştım. Birkaç adım sonra, bir kitapçının dışındaki kasada aynı baskıyı, aynı izle gördüm. İki nüsha arasındaki mesafeyi yürüyerek katettiğimde, satırın anlamı değil; satırın çevresindeki sessizliğin ölçüsü değişti. ¹
İkinci sayımız bu sessizliği ölçmenin peşinde. Pasaj, bir dergi olduğu kadar bir yöntem önerisi: kitapla sokağı yan yana koymak; metnin sonuna kadar gitmek için sokağın sonuna kadar yürümek. Sayı 02'de sezona dört yürüyüş açtık. Beyoğlu'nda bir roman arşivi; Üsküdar sahilinde Yahya Kemal'in dize ölçüleri; Kadıköy'de Cemal Süreya'nın gizli adresleri; Eminönü ile Galata arasında Boğaz'ın kenarına yazılmış bir köprü edebiyatı. ²
Her güzergâhın bir rehberi var. Hepsi bu şehirde okumayı, yazmayı, ders vermeyi mesele edinmiş kişiler. Yürürken anlatıyorlar; bir paragrafın bittiği yerde duruyor, üç adım sonra başka bir kitabın ilk cümlesini okuyoruz. Yer ile metin arasındaki bu küçük geçişler — pasajlar — bütün bir mevsime yayılan bir kitap haline geliyor. Sayı 02 bu kitabın okuyucuya bıraktığı kenar notudur.
Bir not da format üzerine: dergi, bu sezon basılı yayın olarak çıkmıyor. Sayı 02 yalnızca yürüyüşler içinde, rehberin elinden geçiyor; her katılımcı kendi nüshasını sokakta açıyor, sokakta kapatıyor. Sayfa numaraları kilometre cinsinden. Marj notları gerçek marjlardan, yani yolun kenarından geliyor. ³ Eve döndüğünde okuyucunun elinde dergi değil, bir güzergâh kalacak.
Bu manifestoyu yazarken İstanbul'un birkaç sabahını yan yana koydum: Karaköy'de altı buçuk derecede başlayan bir yürüyüş; Salacak'ta öğle saati duraklayan bir grup; Moda'da, Cemal Süreya'nın bir mısrasının iki kez okunduğu rüzgârlı bir akşamüstü. Hepsinin ortak yanı, yürüyüşün bir uzunluk değil, bir okuma süresi olmasıydı. Sokağın kıvrımı paragrafa benzer; köşe başı, satırı yarıda bırakır.
Bahar 2026'ya küçük bir özür de var: dört güzergâhımız da Avrupa ile Anadolu yakası arasında. Sayı 03'te Adalar'a ve şehrin daha az yürünen tarafına geçeceğimize söz veriyoruz. Şimdilik kapıyı, en büyük dört pasajdan açtık. Sokakta görüşmek üzere. ⁴
Selen Kahraman · Genel yayın yönetmeni · Beyoğlu, 12 Mart 2026